Kahvenin az bilinen yararları

Güncelleme tarihi: 20 Ara 2020

Kahveyi severek içiyoruz; faydalarını bilseydiniz daha da çok severidiniz.


Kahve enerjinizi arttırır, mutluluk verir, şeker hastalığını korur, zayıflamanıza yardımcı olur, Alzheimer ve defans riskini azaltır.


Karaciğerinizi korur. Hatta kalın bağırsak ve karaciğer kanserini riskini azaltır.


Kahvede yer alan kafein %3-11 oranında metabolizmayı hızlandırır, yağ yakımını %10 arttırır; bu sayede zayıflamanızı sağlar.


Kahve yağ asitlerini serbestleştirirken adrenalin salınımı da sağlayarak fiziksel performansınızı arttırır, sizi daha dinç yapar.


Kahve içenlerde %23-50 oranında insülin direnci riski azalır.

Günde bir fincan kahvenin %7 oranında tip-2 diyabet riskini azalttığını belirten makaleler var.


Alzheimer; en sık nörodejeneratif hastalıklardan ve bunamaya yol açmaktadır. Genellikle 65 yaş üstündekileri etkileyen ve kesin olarak bir tedavisi olmayan bir hastalıktır. Bazı çalışmalar kahve içmenin %65 oranında Alzheimer riskini düşürdüğünü ortaya koymaktadır.


Kahve içenlerin, parkinson olma riskinin de %32-60 oranında düştüğü ortaya konmuştur.


Günde 4-5 fincan kahve içenlerin bağırsak kanseri riskini %15 oranında azalttığını 490.000 kişinin katıldığı bir çalışma ortaya koymuştur.


Kahve içenlerde karaciğer kanseri riski ise %40 oranında azalmaktadır.


Harvard University'de yapılan bir çalışma günde 4 fincan veya daha fazla kahve içen kadınların depresyon riskini %20 oranında azalttığını ortaya konmuştur.


Günde 4 fincan veya daha fazla kahve tüketenlerde intihar etme oranı da %53 oranında azalır.


Kahve içenlerde inme(stroke) riski %20 azalır.


Kahve önemli bir antioksidan, B3, B5, Mg kaynağıdır.


Kahve Üzerine Kimya Notları:

Sağlıksız farelere dayanan bir çalışmaya göre, beş hafta boyunca su yerine kahve içmenin hiperglisemi gelişimini yavaşlattığını, insülin duyarlılığını arttırdığını, inflamatuar sitokin düzeylerini düşürdüğünü ve yağlı karaciğeri iyileştirdiğini buldu.

Başka bir çalışma ise, dört haftalık bir kahve tüketimi döneminde, oksidatif DNA hasarının önemli ölçüde azaldığını ve glutatyon (antioksidan) ve glutatyon redüktaz (glutatyon yapar) aktivitesinin arttığını bulmuştur.

Araştırmacılar ayrıca kahvenin, serum C-reaktif protein adı verilen bir iltihap belirteci ile önemli ölçüde ters orantılı olduğunu gözlemlediler.

Klorojenik asit, kafeik asit ve kinik asidin esteridir. Bir araştırma, kafeik asidin klorojenik asitten daha güçlü bir antioksidan aktiviteye sahip olduğunu buldu. Her ikisinin de bağırsak iskemi-reperfüzyon hasarı üzerinde etkileri olmuştur; bu, iskemiden sonra kan beslemesi dokuya döndüğünde (kan kaynağının oluşmaması) neden olduğu doku hasarıdır. İskeminin olmaması, klorojenik asidin iskemi-reperfüzyon hasarına karşı koruyucu etkilerinde önemli bir oyuncu olduğu bir durum yaratır.

Bazı araştırmalar, sağlıklı insanlarda bir fincan kahvenin dolaşımdaki kortizol konsantrasyonlarını arttırdığını göstermiştir.

Öte yandan başka bir çalışma, kafeinli kahvenin hamile kadınlarda tükürük kortizol konsantrasyonlarını düşürdüğünü göstermiştir. Kahvenin kortizol üzerindeki uzun vadeli etkileri ve bu ilişkinin önemi hakkında herhangi bir sonuca varılmadan önce bu alanda daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.

Kahvenin koruyucu ve iltihap önleyici etkileri için çeşitli yollar önerişmiştir.

Kahvenin içerisindeki polifenollerin (bir tür antioksidan) bir sonucu olarak gelişen beyin performansı, zihinsel sağlık, gelişim, kanser ve beyin fonksiyonu ile ilişkilendirilen DNA metiltransferazda bulunmalarından kaynaklanıyor.

Kahvenin oksidatif stresi iyileştirebildiği görülüyor çünkü mRNA ve protein ekspresyonunu indükleyebilir ve inflamasyonu azaltmaya yardımcı olan iyi çalışılmış bir biyokimyasal yol olan Nrf2-ARE yolunu uyarabilir.

  1. Vücuttaki fazla yağları yakmanızı sağlar.

  2. Kanser riskini azaltır.

  3. Kalp hastalığı riskini azaltır.

  4. Enerji verir.

  5. Diyabet riskini azaltır.

  6. Alzheimer riskini azaltır.



8 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör